davranın. Bereket büyüklerle beraber-
dir.
Her işinizi Allahü tealanın rızası
için işleyin.
Sözünüz ne ise
işiniz o olsun.
Doğruluk-
tan ay-
rılma-
yın.
Allah için
cihadı, terk
etmeyin.
Vefa sahibi olun ve
dostlarınızı unutmayın.
Meşveretsiz iş yapmayın.
Sabırlı olunuz vaktinden önce çiçek aç-
maz”.
Görüldüğü gibi Şeyh Edebali küçük
Osman’ı sanki büyük bir devletin teme-
lini atacak usta olarak yetiştiriyor. Zira
temel ne kadar sağlam olursa devlet o
kadar güçlü, kudretli ve uzun ömürlü
olacaktır.
Oğul yükün ağır!
Şeyh Edebalı yaptığı nasihatlerle Ertuğ-
rul ve oğlu Osman Bey kadar daha son-
ra gelen hükümdarları da derinden et-
kilemiştir. Ertuğrul Bey her işini onun-
la istişare ederdi. Oğullarının terbi-
yesini de ona ısmarlamıştı. Oğlu
Osman’a: “Oğul beni üz, aman
şeyh Edebali’yi üzme onu kır-
ma”, derdi.
Osman Gazi de daha sonra
kendisine damat da olduğu
hocasına büyük itibar gös-
termiş, her işinde ona da-
nışmış, her zaman en
yakın yardımcılarından
biri olarak görmüştür.
Şeyh Edebalı, Osman
Gazi’ye beyliğin başına
geçtiğinde şu altın nasi-
hatlerde bulunmuştu.
“Ey oğul!
Beysin… Bundan son-
ra öfke bize; uysallık
sana…
Güceniklik bize; katlan-
mak sana…
Acizlik bize, yanılgı bize; hoş
görmek sana…
Geçimsizlikler bize, çatışma-
lar bize, anlaşmazlıklar bize;
adâlet sana…
Kötü göz, şom ağız, haksız yo-
rum bize; bağışlama sana…
Ey oğul!Bundan sonra bölmek
bize; bütünlemek sana…
Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlen-
dirmek, şekillendirmek sana…
Ey oğul sabretmesini bil, vaktinden
önce çiçek açmaz. Şunu da unutma:
İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.
Ey oğul! Yükün ağır, işin çetin, gücün
kıla bağlı Allahü teâlâ yardımcın ol-
sun…”
İlim sahiplerini koruyunuz!
Edebali hazretlerinin feyz ve bereket-
leri, yol göstermesi ile bir manada altı
asırdan fazla devam edecek olan cihan
devletinin temellerini atılmıştır. O, dai-
ma güzeli, iyiyi hedef göstermiş ve asır-
lardır ölmez vasiyetleri ve nasihatle-
ri dolayısı ile onun bu manevi şahsiyeti
yaşamış ve yaşamaya devam edecektir.
Bütün ömrünü bu ideal ve şuurla, za-
manını da bu yönde öğrenci yetiştir-
mekle geçirmiştir. Bu gün bu ideal ve
ateş sönmemişse belirttiğimiz ideal-
den kaynaklanmaktadır. Altı asır, insan-
lara huzur ve saadet, onların eli, onların
yardımı ile dağıtılmıştır. Dolayısıyla Al-
lahü teâla, o büyük devleti bu mübarek
insanlara nasib etmiştir.
Edebali hazretlerinin de vefatlarına ya-
kın talebelerine vasiyet mahiyetinde
söylediği sözlerden bazılarını naklet-
mek gerekirse;
“Tevâzu; zenginlere karşı kibirli, yok-
sullara karşı alçak gönüllü olmaktır.”
“Toprağa bağlanınız, suyu israf etmeyi-
niz, mirasınızın sağlam kalmasına dikkat
ediniz, veriniz, elleriniz yumuk, kapalı
kalmasın.
İlim sahiplerini koruyunuz.
Ağaç dikiniz.
Ödünç aldığınızı fazlası ile iâde ediniz.
Kur’ân-ı kerimi güçlü olmak için oku-
yunuz.
Bağınızı bahçenizi viran bırakmayınız.
Peygamber efendimizi çok iyi tanıyınız.
Hadis ezberleyiniz, bildiklerini öğre-
tenler unutulmazlar.
Asıl ölüm, ilimden payını almayanlar
içindir.
Faydalı ile faydasızı bilenler bilgi sahip-
leridir.” Diyerek özlü bir nasihat yap-
mış ve bundan herkesin nasiplenmesi-
ni istemiştir.
Şeyh Edebalı’nın nasihatleri
günümüzde de insanlığa ve idarecile-
re ışık tutacak, rehberlik edecek, top-
lumda ise refah ve sükuneti tesis ede-
cek düzeydedir.
AHİ
EVRAN
AKTÜEL
9